Bir kitapçı dükkanına,
Belki de insan ruhlarına dokunmak için girer insan
Hele de kitaplar pahalandıkça
Bu yeni katliamın son anlarına şahitlik eden
Müzayede meraklılarının
Zihinlerine
Gözlerine
Sözlerine duyulan meraktan…
Alışveriş değil ki mesele
Sadece
O ruhu,
parmak uçları ve
kirpik kenarları ile tatmak merakından…
Ya da belki de
Bir şairin kağıttan tenine
Tenini sürtüp bir ses aranmanın erotik merakından…
Günden güne zayıflayan,
Bir tesadüf avında
Rastgele kitaplardan toplanan
Ve bir tesadüf umudunda
Onlar ki mucizeler beklenen hayattan
İnsan tanıdık bir yüz mü arar
İsmi ağza alınmayacak kadar geçim derdi kokan
…kitap ciltleri arasında
Yoksa Tanrı’sını mı,
Sıradaki köşe başında?
Yoksa neden insan,
O tanıdık, baş döndürücü kokulu
Sarımtırak sayfalarda
Sanki bir vahi bulacakmış gibi aranıp durur ki mısralar arasında?
Çünkü Tanrı bizi yaratmış ona lafım yok da…
Huzurevleri arttıkça dünyada
Tanrı’nın varlığı da bizim yarattığımız kadar kalmış ya!
İşin yoksa ara dur!
30 Ocak 2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder